Kategori: Anne Bebek Çocuk

Gebelik Hesaplama (Hamilelik Haftası Hesaplaması)

Gebelik( hamilelik) birçok anne babanın asıl sorumluluklarının başladığı tüm yükü omuzlarına aldığı heyecanlı bekleyiş olarak ifade edilmektedir. Hamileliğin başlangıç tarihini belirlemek ise bebeğin aylık gelişimini doğru bir şekilde takip etmeye yardımcı olduğundan dolayı gebelik hesaplama önem ifade eden konulardan biridir. Hamilelik sürecinde doktorlardan genellikle bebeğin kaç haftalık olduğuna dair sorular sorulabilmektedir. Normal olarak bir ay 30 gün olduğundan dolayı 4 haftalık olan bir bebeğin 28 günlük olduğu bu sebeple de tam 1 aylık olduğunu ifade etmek mümkün değildir. Bu nedenle de hamileliklerde aya göre değil haftaya göre hesap yapmak daha sağlıklı olacaktır.

Gebelik Haftaları Nasıl Hesaplanır?

Çocuğun doğacağı tarihi bulmak amacıyla yapılan hesaplamaları içine alan gebelik hesaplama hamileliğin ilk tarihinden itibaren özenli bir şekilde takip edilmesi gereken konulardan biridir. Hamilelikte ultrason görüntülerine bakıldığında genellikle bebeklerin kaç aylık ve kaç günlük olduğuna dair bilgiler verilmektedir. Fakat doğru bir hamilelik hesaplaması yapabilmek için son adet tarihiniz büyük önem ifade etmektedir.

Hamilelik son adet döneminden 15 gün sonra zigot oluşumu ile başlamaktadır. Bu nedenle de gebelik hesaplama yapmak isteyen çoğu kişi bu 15 gün sonraki zigot oluşumu tarihini temel alarak hesaplama yapmaktadır. Yapılan bu hesaplama ise doğru değildir. Çünkü hamileliğin başlangıcı tıpta yine son adet döneminin ilk günü olarak geçmektedir. Hatta hamile olan kişilerde son adet tarihi istenmektedir.

Doğru Gebelik Hesaplaması Nasıl Yapılmaktadır?

Hamilelik haftası hesaplamak için jinekologlar tarafından tercih edilen basit bir yöntem bulunmuştur. Buna tıpta ‘’negele yöntemi’’ adı verilmektedir. Negele yöntemine göre kadınların son adet tarihinin ilk günü temel alınmaktadır. Mesela son adet tarihi 17 Ağustos 2017 ise bu tarihe ekleme ve çıkarmalar yapılarak hamilelik hesaplaması yapılabilir.

17 Ağustos tarihine ilk olarak 7 gün eklenir. Bu hesap yapıldığında 24 Ağustos 2017 tarihi elde edilmektedir. 8. ay olan Ağustos ayından 3 ay geri gidildiğinde 8-3=5 eşitliğine göre doğum tarihi mayıs olacaktır. Adet döneminden bir yıl sonra doğacağı için bebeğin doğum tarihi ise 24 Mayıs 2018 olmaktadır.

 

Çocuklarda Alt Islatmanın Nedenleri Nelerdir ve Tedavisi Nasıldır?

Çocukların hemen hemen hepsinin idrar ve dışkı kontrolünü sağladıkları 3 veya 4 yaşından sonra mesane kontrolüne hâkim olamamanın adına alt ıslatmak denir. Alt ıslatmak çocuklarda çok sık rastlanılan bir durum olmasıyla beraber ebeveynleri de bir hayli zorlamaktadır. Çocuklarda Alt ıslatmanın nedenleri nelerdir ve tedavisi nasıldır? Sorusu küçük çocuğu olan çoğu ailenin en çok cevap aradığı bir konudur. Alt ıslatmanın tedavisini öğrenebilmek için ilk önce nedenlerini araştırmak gerekir.

Alt Islatmanın Nedenleri?

Alt ıslatma iki farklı nedenden dolayı görülür. Bunlardan birincisi sinir ve kaslardaki kontrolsüzlükten ortaya çıkar. Bu kontrolsüzlük doğumdan başlayarak uzun yıllar sürebilir. İkinci nedeni ise tuvalet kontrolünü sağladıktan sonra oluşan mesane kontrolsüzlüğündeki gerilemedir.

Alt ıslatmanın diğer nedenleri ise şu sıralanmaktadır:

  1. Aile içi şiddet
  2. Sosyo-ekonomik düzeyin düşük olması
  3. Yeni bir kardeş doğumundan dolayı oluşan kıskançlık
  4. Çocuğun fizyolojik durumu
  5. Farklı eve taşınılması
  6. Yetersiz ilgi
  7. Çocuğun duygu durumu
  8. En çok etkiyen bulunduğu ev ortamı gibi nedenler çocuğun ruhsal dünyasını etkilemesi, alt ıslatma konusunda büyük önem taşımaktadır.

Alt Islatmanın Tedavisi

Ebeveynler ufak yaştan itibaren çocuklarının tuvalet ihtiyaçlarını kendilerinin üstesinden gelmesini beklerler. Fakat tuvalete yapma olayı yeterli düzeyde mesane kontrolü gerektirdiğinden 2-3 yaşından önce gerçekleşmesi mümkün olmayabilir. Çocuklarda alt ıslatma tedavisi için okul öncesi ve okul sonrası dönemler vardır. Tedaviler buna göre belirlenir.

Okul öncesi dönemde alt ıslatma sorununa en iyi çözüm genellikle geceleri altlarını ıslattıkları için uykudan uyandırılıp çocuğun tuvalete gitmesini sağlamak altını ıslatmasını önleyebilir.  Uykuya yatmadan önce su içmemesi çocuğun altını ıslatmasını engeller. Alt ıslatma tedavisinde anne baba kontrolünde belirli saatlerde tuvalete çıkarılması da bunun tedavi yöntemlerinden biridir.

Okul sonrası dönemde çocuğun altını ıslatma durumunda ilk alınacak tedavi yöntemlerinden biri çocuğun duygusal dünyasına inmektir. Çünkü bu dönem geçiş dönemi olduğundan çocuk çoğu duyguyu bir arada yaşar ve duygu yoğunluğundan dolayı idrar kontrolünde bulunamayabilir. Alt ıslatma durumu genellikle çocuğun psikolojisine bağlı olduğu için anne babanın çocukla ilgilenip çocuğun psikolojisini düzeltecek tedavi yöntemine gidilmelidir.

 

ANNE BEBEK ÇOCUK

Anne; biyolojik olarak bebeği olan kadına denir. Bebek ise anne ile babanın çiftleşmesiyle oluşan yeni yavruya denir. Çocuk ise bebeğin gelişip büyümesiyle ergenliğine kadar gecen süredeki bireye denir. Kısacası anne ile bebek ilişkisi çok farklı bir bağ ile gelişmektedir. Bu bağ bebeğin çocukluğa kadar gecen sürecinde de katlanarak artmaktadır. Anne ile bebek birbirlerini hissetmekte ve kokularından anlamaktadır. Bebek bakımı gayet zor bir istir ancak anneler zevk alarak yaparlar bu işi. Bebekler saçlarından tırnaklarına kadar el ayak bakımlarından tutun da vücut sağlıkları dahil her şeyleri düşünmektedirler. Anneleri için çok özel olan bebekleri onların tüylerine zarar gelmesini istemezler. Bu yüzden garlex firmasının her ürününü tercihen kullanmaktadırlar. Garlex ürünleri hemen hemen her aşamada bebeklikten yaşlılığa kadar her evrede kullanmaya uygundur. Sağlık bakanlığı onaylı ürünleri olan bu firma ürünleri harikadır.

Anneler bebeklerinin sağlıklarını önemsediğinden her türlü saç sorunlarını da önemsemektedirler. Bebeklikten çocukluğa kadar her dönemde saç bakımı bile çok hassastır. Onun için her saç sorunu bile çok mühimdir. Bebeklikte çok saçları olmayan bebekler çocuklukta saçları çıkarken saç bakımı yapan garlex saç ürünleri kullanıma uygundur. Bunun yanında bebeklik, çocukluk derken ergenlikte özellikle de ergenlik dönemindeki genç kızlarda saç problemleri daha çok görülmektedir. Bu saç problemleri kepek, saç kırıklıkları ve saç uzamaması gibi problemlerdir.

Garlex saç bakım ürünleri anne bebek ve çocuk bireylerde rahatlıkla ve güvenle kullanımı uygun bir ürün olmaktadır. Bitkisel maddelerden yapılan bu garlex ürünleri her birey ve her çeşit saçta kullanabilmektedirler. Birçok saç problemlerini kolayca ve en kısa sürede düzenli kullanımda geçiren bu garlex saç bakım ürünleri tam bu sorunlar için biçilmiş kaftan olmaktadır. Anne bebek çocuk bakımı her yönüyle önemli olan bir iştir. Vücut sağlığının yanında saç ve tırnak bakımı da çok önemli olmaktadır. Bu durum her konuda dikkatli olunması gereken bir durumdur. Sağlık kadar dış görünüşümüzü tamamlayan saçlarımızın sağlığı ve bakımı da çok önemlidir. Bu yüzden saç bakımında saç kırıklarının olmaması saçlarımızın iyi uzaması beklenen ve istenilen bir durumdur. Sağlıklı ve dolgun saçlara sahip olmak özellikle bayanların rüyasıdır. Son dönemlerde saç uzatan erkekler, uzun saçtan hoşlananlar da oldukça çoktur. İşte bu duruma bitkisel çözümler bulmak daha iyi ve sağlıklı olacaktır. Bunun içinde garlex saç şampuanı ve saç bakım ürünlerini kullanarak çok rahat çözüm bulabilirsiniz.

Anne Bebek Çocuk

Her kadın minik elli prens ve prenseslerini kollarına almayı hayal eder. Evlilik sonrasında ise bebeklerine sahip olabilmek için 9 ay süresi boyunca tüm sıkıntılarına katlanarak hamilelik evrelerini geçirirler. Tüm bu sıkıntılar ise bebeklerini kollarına aldıktan sonra hepsi biter. Fakat annelik her zaman fedakarlık ve cesaret isteyen en zor mesleklerden biridir. O yüzden tüm anneler yeni doğan bebeklerini mikroplardan ve  tüm kötülüklerden korumak için tüm gayretlerini göstermektedirler. Dünya meleği annelerin sadece bunları yapması yeterli gelmemektedir. Güzel anneler o yüzden bebeklerin banyolarını yaptırırlarken de temkinli ve dikkatli olmaları gerekmektedir. Bebeklerin banyoları yaptırılırken sadece gözlerinin yanmaması yeterli değildir. Alınan şampuanlar ve vücut losyonlarının önemli markalar olmasına ve bitkisel olmasına dikkat edilmelidir. Anne Bebek Çocuk sağlığı için tüm bunlara dikkat edilmesi gerekmektedir.

Bebek Şampuanlarının Püf Noktaları

Bebekler dünyada en değerli olan varlıklar arasında yer almaktadır. Fakat tüm detaylar incelenerek şampuanlar alınsa dahi zor olan hassas ve gerçekten dezenfekteyi sağlayan şampuanları bulmak zor hale gelmiştir. Garlex şampuanları bitkisel olmasından dolayı hiçbir zaman kullanıcılarından kötü yorumlar almamış ve her zaman başarılı hizmetler sunmuştur. Garlex şampuanları bitkisel ürünlerden üretilmesinden dolayı sadece göz yakmayan etkiye değil aynı zaman da sağlık açısından da büyük etkiler göstermektedir. Bu durumda sadece bebekler değil emziren annelerinde şampuanlarına dikkat etmeleri gerekmektedir. Çünkü annelerin sağlığı bebek sağlığını da bir o kadar etkilemektedir. Anne bebek sağlığının önemi her zaman büyük önem taşımasından dolayı annelerde kullandıkları ürünlere dikkat etmeli ve şampuanlar ve saç bakım kremleri veya serumları her zaman bitkisel tercih etmelidir. Bebekler cennet kokusu olmalarından dolayı her zaman masum ve minik yürekleri kendilerinden dahi sakınan anneler mutlaka bitkisel ürünler kullanmalıdır.                        

Annelerin Dikkat Etmesi Gerekenler

Bebeklerin sağlığı açısından mutlaka dikkat edilmesi gereken altın kurallar yer almaktadır. Tüm bu kuralları uygulayabilmek için ilk öncesinde araştırmalar yapılması ve bitkisel ürünler kullanılmalıdır. Bebeklerin sağlığında mutlaka gıdalar değil aynı zamanda cilt sağlığı için duş jelleri ve şampuanlarda büyük etki taşımaktadır. Garlex Şampuanları anne ve bebek içinde bitkisel içerikler taşımasından dolayı sağlığı tehdit etmeyerek aksine içerisinde vitaminler taşımaktadır. Bu sayede bebeklerin gözlerinde asla yanma hissi oluşmazken aynı zamanda saçları ve vücut derileri güçlenmektedir. Garlex şampuan içerikleri bitkisel ve doğal olarak üretimi sağlanmış ve tamamen bebek ve anne sağlığı düşünülerek üretimi yapılmıştır. Anneler alacak oldukları şampuanları incelediklerinde garlex içeriklerinin daha sağlıklı olduğuna kanaat getirecektir.

 

 

HAMİLELİK SONRASI OLUŞAN SELÜLİTLERLE SAVAŞ!

Oluşumu ergenlik sonrası başlayan selülit genellikle bacak ve kalçalarda nadiren de diz çevresinde görülen portakal kabuğu görüntüsüdür. Sanıldığının aksine sadece kilolu bayanlarda değil zayıf bayanlarda da görülmektedir. Bu sebeple selülit oluşumunu özel bir kesime ait bir hastalık olarak nitelendirmek yanlış olacaktır. Diz ve bilek iç kısımlarında, kaba etlerde, bacağın üst bölümlerinde, baldırların arkasında, uyluk kemiğinin üst tarafında selülit oluşumu oldukça yaygındır. Selülitler ilerleyen dönemlerde ağrılı bir hal alabilir. Hormonal değişikliklerin ortaya çıktığı dönemler olan ergenlik, hamilelik ve menopoz dönemlerinde oluşumları daha da artar.

Selülit oluşumu nasıl gerçekleşir?

Beslenme alışkanlıklarındaki yanlışlıklar, hareketsizleşen yaşam, tütün mamülleri ve alkol kullanımı, sürekli değişen kilo, dar pantolonlar, gebelik, ilaç kullanımı, az su tüketimi, tuz oranı yüksek gıdalar, sürekli olan kabızlık, otururken bacak bacak üstüne atmak, stresli yaşam, varis oluşumu gibi çeşitli sebepler selülit oluşumuna ortam hazırlayan etkenlerdir. Bunların yanında yüksek topuklu ayakkabılar giymek ve aynı pozisyonda uzun süre kalmak da selülit oluşumunu hızlandıran faktörlerdir. Gebelik dönemi selülit için oldukça risk taşıyan bir dönemdir. İnsülin ve prolaktin gibi gebelikle birlikte artış gösteren hormonlar toplardamar girişlerinde oluşturdukları set ile selüliti arttırırlar. Gebelik sonrası emzirme dönemi ise selülitler için oldukça faydalıdır. Gebelikte alınan kiloların kaybedilmesini de sağlayan emzirme döneminde annenin kafein ve kimyasal içeren ürünleri çok fazla tüketmemeleri önerilmektedir. Tuz kullanımını son derece kısıtlayarak sıvı tüketimine yönelmelidirler.

Selülitten kurtulmanın yolları nelerdir?

Diyet yapmak vücutta oluşan pek çok sorun için bir çözüm niteliğindedir. Diyet yapmak uzun süre aç kalmak demek değildir. Sağlıklı bir şekilde beslenerek vücuttaki fazla yağlardan kurtulmaktır. Selülitler için mucizevi bir diyet bulunmamaktadır ancak karbonhidrat alımının azaltıldığı, protein oranının belli bir seviyede tutulduğu ve kaliteli yağların az kullanılarak hazırlandığı bir diyet listesi ile selülit görünümünü azaltmak mümkündür. Gebelik esnasında yapacağınız beslenme türünüze göre selülit oluşumunuz daha hızlı gerçekleşebilir. Hazır gıdalar ağırlıklı beslenmek yerine meyve, sebze, baklagil açısından zengin bir beslenme programı uygulamak kan dolaşımınızı hızlandırarak bağırsaklarınız daha düzenli çalışmasına yardımcı olacaktır. Siyah üzümü çekirdeğiyle birlikte tüketmek ve deniz mahsülleri ağırlıklı beslenmek de selülit oluşumunu azaltıcı etki göstermektedir.  Tüm bunların yanında mevcut selülitleri azaltmak ve yeni oluşumları engellemek için alınması gereken en basit önlem bol su tüketmektir. Su en doğal şifa kaynaklarının başında yer alır. Cilde parlaklık kazandırır, düzgünleştirir ve onarır.

 

DOĞUM ÇANTASI NASIL HAZIRLANMALI?

 

Doğum öncesi yapılan hazırlıklardan biri de doğum çantası hazırlamaktır. Heyecanlı bir serüven olan doğum süreci çok fazla strese yol açmaktadır. Bu yüzden ebeveynler her ayrıntıyı önceden düşünerek buna göre hazırlık yapmaktadırlar. Özellikle erken doğum ihtimali yüzünden doğum çantası önceden hazırlanması gereken unsurlardandır. Ancak bu çantanın içine nelerin konacağı, nasıl bir çanta seçilmesi gerektiği anne adaylarının merak konularındandır. Anne olmak bir kadının hayatındaki en mucizevi, en özel, en güzel ve en önemli deneyimlerindendir. Anne olmak büyük bir kazanım olmasının yanı sıra çok farklı, eğlenceli ve heyecanlı bir deneyimdir. Bu yüzden anneler doğum öncesi hazırlıkların kusursuz olarak tamamlanmasını ister.

Doğum çantası ne zaman hazırlanmalı?

Doğum çantası muhakkak ki her anne adayının çok önem verdiği bir husustur. Bebeğin doğum vakti gelmeden bir iki ay önce hazır olması gerekir. böylece daha sonra fark edilebilecek eksiklerin tamamlanması için gerekli süre kazanılmış olur.  Doğum çantası hazırlamak için temel ihtiyaçların dışında doğumun gerçekleşeceği hastaneden anne ve bebek için gerekli olacak ihtiyaçlar hakkında bilgi almakta fayda vardır.  Doğum çantası anne ve bebek için ayrı ayrı olmak üzere iki adet hazırlanabilir. Hazırlanan çantaların içinde bulunan malzemeler hastanede kalacak refakatçi veya eşle birlikte yerleştirilmelidir. Herhangi acil bir durumda annenin yanında bulunacak kişiye kolaylık sağlaması açısından bunun yapılması önemlidir.

Doğum çantasında neler olmalıdır?

Çantayı hazırlamadan önce ihtiyaçlarınızı yazdığınız bir liste oluşturmanız size oldukça fayda sağlayacaktır. Çantaya konacak giysilerin mevsim şartlarına uygun olarak seçilmesi gerekir. Anne adayı için doğum sonrası gerekli olan eşyaların başında önden açılabilen pijama veya geceliktir. Altı kaymayan terlikler, pamuklu yüksek bel iç çamaşırı, pamuklu çorap gibi kıyafet parçaları da çantaya yerleştirilmelidir. Anne adayı kişisel bakım eşyalarını da çantasına eklemelidir. Diş macunu, tarak, toka, şampuan, duş jeli, havlu peçete, alkolsüz ıslak mendil ve tırnak makası gibi. Bunların dışında emzirme için uygun sütyen, göğüs pompası ve hijyenik kadın pedi gibi malzemeler doğum çantasında mutlaka bulunmalıdır. Bunların yanında hamilelik sürecinizde yapılan kan tahlilleriniz, idrar tahlilleriniz, doğum takip kartı gibi belgeleri de yanınızda götürmelisiniz. Taburcu olduktan sonra giymek için rahat bir kıyafet ve ayakkabıyı çantanın en altına yerleştirebilirsiniz. Bebek için çantaya koymanız gereken malzemeler ise şöyledir: yeni doğan bebek bezi, zıbın veya tulum, kısa kollu ve uzun kollu badiler, çorap, battaniye, önlük, havlu, ıslak mendil, alt değiştirme örtüsü, şapka, biberon ve emzik.

 

 

 

 

 

SICAK HAVALARDA BEBEK BAKIMI

Bebekler, sıcak havalarda yetişkinlere nazaran çok daha fazla etkilenmektedir. Bu sebeple de anne ve babaların sıcak havalarda bebeklerine daha yoğun bir bakım yapmaları, son derece büyük bir öneme sahiptir. Yaz aylarının en yoğun yaşadığı dönemlerde, havaların sıcaklığından yetişkinler bunalsa da bu durum bebekleri hasta edebilmektedir. Sıcak havalarda bebek bakımı, aileler tarafından aksatılmadan ve büyük bir özen ile yapılmalıdır. Böylelikle sıcak yaz günleri, sorunsuz bir şekilde atlatılabilmektedir.

sicak-havalarda-bebek-bakimi-nasil-olur

Yetişkinlerin de sıcak havalarda kendilerine daha çok özen göstermesi ve dikkat etmesi gerçeği göz önünde tutulduğunda, bu durumun bebekler için çok daha büyük bir hassasiyet ile gerçekleştirilmesi de ortaya çıkmaktadır. Bu gibi sebeplerden dolayı da sıcak havalarda bebeklerin hemen her konuda son derece ciddi bir şekilde korunması gerekmektedir.

Yaz Aylarında Bebeklere Nasıl Bakılmalı?

Bebekler, doğdukları andan itibaren belirli bir süre vücut ısılarını ayarlayamamaktadır. Bu sebeple de havaların ısınması ya da soğuması gibi geçişlerde bebeklerde sık sık hastalanmalar söz konusu olabilmektedir. Bebeklerin henüz 1 yaşının altında olması durumunda, sıcak havalarda yalnızca tek bir kat ve pamuklu giysilerin giydirilmesi gerekmektedir.

yaz-mevsimi-ve-bebek-bakimi

Kat kat giydirmek, bebeklerin vücut ısısının artmasına, vücudundaki tuz ve su oranının bozulmasına ve gözeneklerinin tıkanmasına yol açabilmektedir. Bu gibi olumsuz durumlar ile karşı karşıya kalmamak için kişilerin bebeklerine tek kat ve bol olan pamuklu kıyafetler giydirmesi gerekmektedir.

Yaz aylarının gelmesi ile birlikte bebek sahibi ailelerde de bir takım panikler meydana gelmektedir. Özellikle anneler tarafından sıklıkla yaz aylarında bebeklere nasıl bakılmalı? Sorusu yöneltilmeye devam etmektedir. Öncelikle yaz aylarında bebeklerin her gün ılık su ile duş aldırılması, bebeğin oldukça rahatlamasını da sağlar. Fakat bu noktada da anne ve babaların dikkat etmesi gereken birtakım hususlar söz konusudur. Her gün bebeğin şampuan ya da sabun ile yıkanması, bebeklerde bulunan koruyucu dokunun bozulmasına sebep olabilmektedir.

yaz-aylarinda-bebek-bakimi

Bu önemli yapının bozulması da bakteriyel ya da mantar kaynaklı hastalıkların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu gibi sebeplerden dolayı her gün ılık su ile yıkamanın yanı sıra haftada yalnızca iki kere bebek şampuanı ile yıkanması son derece uygun olmaktadır.

Yaz aylarında bebeklerde yaşanan en büyük problemlerden biri de, pişik problemidir. Bebeklerin altı değiştirildikten sonra ılık su ile yıkanması ve çinko oksit içeren bir losyon ile nemlendirilmesi son derece uygun olmaktadır. Bebeğin altını değiştirdikten sonra direkt altını kapatmak yerine yarım saat ya da bir saat açıkta bırakarak hava aldırılması da, pişik probleminin meydana gelmesini önlemektedir. Bütün bunların yanı sıra bebeklerin gün içerisinde yeterli miktarda su tüketmesine de dikkat edilmesi gerekmektedir.

yazin-bebek-bakiminda-dikkat-edilmesi-gerekenelr

Gelişimine büyük bir hız ile devam eden bebeklerin, D vitaminine de bolca ihtiyaçları olmaktadır. Bu sebeple de gün içerisinde sabah 10’dan önce ve akşam 6’dan sonra bebeğin dışarı çıkarılması, D vitamini ihtiyacını karşılaması açısından son derece uygun olmaktadır. Yaz aylarında genellikle sivrisinek ya da böcekler ortaya çıkmaktadır. Bu gibi böceklerin bebekten uzak tutulması için ise sineksavar ürünlerin, bebeğin bulunduğu ortamda kullanılması son derece sakıncalıdır. Bu gibi kimyasal içerikli ürünleri kullanmak yerine, bebeğin yatağının çevresine bir cibinlik kullanmak çok daha doğru bir tercih olabilmektedir.

Yine hava sıcaklıklarının arttığı yaz aylarında, mikroorganizmalar da son derece hızlı bir şekilde üreyebilmektedir. Bu sebeple de bebeğe verilen her türlü besinin olabildiğince doğal içerikli ve temiz olmasına da dikkat edilmesi gerekmektedir. Anne ya da babanın, bebeğine herhangi bir besini yedirmeden önce ellerini sıklıkla yıkaması da, hijyen açısında son derece büyük bir önem arz etmektedir.

ANNE KARNINDA YAPILAN ZEKA TESTİ

Anne karnına düşen bebek, ilk andan itibaren gelişmeye başlamaktadır. Bedensel olarak gelişimini sürdüren bebekler de aynı zamanda zekâ gelişimi de anne karnında sürekli olarak devam eder. Bu gibi sebeplerden dolayı da bebeğe anne karnında zekâ testi gibi testler uygulanabilmektedir. Her geçen gün daha da büyük bir öneme sahip olmaya başlayan zekâ testi ile birlikte ortada olumsuz bir durumun olması çok daha kısa bir süre içerisinde uzman doktor tarafından kontrol altına alınabilmektedir.

hamilelikte-yapılan-zeka-testleri

Anne Karnında Zekâ Testi Nasıl Uygulanır?

Anne ve baba adayları, kucaklarına almak için son derece sabırsızlandıkları bebekleri için her şeyin dört dörtlük olmasını istemektedir. Bu gibi sebeplerden dolayı da sürekli olarak gelişen teknolojiden de destek alarak, hemen her testin uygulanmasını da onaylamaktadırlar. Son yıllarda oldukça büyük bir ilgi gören anne karnında zekâ testi de, bu testler arasında yer almaktadır. Anne karnında zekâ testi nasıl uygulanır? Sorusu da, hemen her ebeveyn tarafından büyük bir ilgi ile sorulmaktadır.

Image processed by CodeCarvings Piczard ### FREE Community Edition ### on 2014-05-25 22:26:04Z | http://piczard.com | http://codecarvings.comÄËßßù”zÙß

Anne karnında bulunan bebeğe uygulanan zekâ testinde, bebeklerin zekâ seviyeleri son derece başarılı bir şekilde ölçülebilmektedir. Görsel, işitsel, öğrenme ve kavrama gibi bütün yetenekler bu test sayesinde gözlemlenebilmektedir. Dünyada birçok bebek zekâ geriliği ile dünyaya gelebilmektedir. Bu gibi durumlarda Dünya Sağlık Örgütü tarafından da yapılması öngörülen ve son derece de gerekli olduğu bildirilen anne karnında zekâ testi büyük bir öneme sahip olmaktadır.

  • Bebek gözünü dünyaya açtıktan sonra, o süreyi takip eden ilk 5 dakika içerisinde Apgar testi uygulanmaktadır. Bu test ile bebeğin zekâ seviyesi ölçülebilmektedir. Fakat günümüz koşullarında bebek henüz dünyaya gelmeden önce anne karnında da birtakım testler yapılabilmektedir.
  • Bu testin yapılabilmesi için anne adayının kolundan yaklaşık bir tüp kan alınmakta ve bebeğe dair her türlü bilgi ortaya çıkabilmektedir.

anne-karnında-zeka-testi-nedir

  • Anne kanının içerisinde, aynı zamanda içinde taşıdığı bebeğinin de sahip olduğu DNA’nın parçaları bulunmaktadır. Bu nedenle de anneden alınan bu kan ile her türlü test oldukça başarılı bir şekilde yapılabilmektedir.
  • Anne karnında zekâ testi anne adayının kolundan alınan kanda uygulanan 3 aşama ile gerçekleştirilebilmektedir.
  • Bu testler ile bebeklerde zekâ geriliği ya da ileri zekâ olma durumları son derece başarılı bir şekilde tespit edilebilmektedir. Bu gibi sebeplerden dolayı da anne adaylarının bebeklerini henüz dünyaya getirmeden ve belirli bir ayı geçirdiklerinde bu testleri yaptırmalarının gerekli olduğunu, tüm uzman doktorlar bildirmektedir.

anne-karnında-zeka-testi

Birçok hastanede yapılabilen bu testlerde, gerekli ekipmanların ve bu konu hakkında doktorların uzman olması gerekmektedir. Bu koşullar altında yapılan testler çok daha başarılı sonuçlara ulaşabilmekte oldukça önemli bir basamak olabilmektedir. Anne karnında zekâ testinin önemi her geçen gün daha da artmaktadır.

Tıp dünyasının sürekli olarak değiştiği ve geliştiği göz önünde bulundurulduğunda, bu gibi önemli testler de son derece büyük bir önem taşımaktadır. Bebeklerde yaşanabilecek herhangi bir zekâ geriliği gibi olumsuz durumlar da, yapılan bu önemli testler ile ortaya çıkabilmektedir. Anne ve babalar açısından oldukça önemli olan bu testler, zaman geçtikçe çok daha fazla sayıda aile tarafından yapılmaya devam etmektedir.

anne-karnında-zeka-testi-nasıl-yapılır

Böylelikle erken teşhis ile tedavisi mümkün olan durumlar ortadan kaldırılabilmektedir. Anne karnında uygulanan zekâ testleri, uzmanlar tarafından sürekli olarak geliştirilmektedir. Bu sayede bebekler, henüz anne karnında iken birbirinden farklı özellikleri öğrenilebilmektedir. Bu gibi durumlar da anne ve babalar tarafından son derece heyecanlı bir süreç olmaya da devam etmektedir.

 

EMZİRME DÖNEMİNDE YAŞANAN MEME BAŞI SORUNU

Doğumdan sonra her anne, bebeğini en iyi şekilde beslemek ve büyütmek istemektedir. Bu sebeple de sütünün yettiği kadarıyla bebeğini kendi sütü ile de beslemeye devam etmektedir. Bebeğin çok daha sağlıklı bir şekilde gelişimini tamamlayabilmesi için, rahat bir emzirme dönemini geçirmek de son derece büyük bir öneme sahip olmaktadır. Emzirme dönemi, anne ve bebek arasındaki ilişkiyi oldukça kuvvetlendirse de bu süreçte birbirinden farklı sorunlar da meydana gelebilmektedir.

emzirme-dönemi-sorunlari

Emzirme döneminde yaşanan meme başı sorunu, çok fazla sayıda anne için oldukça sıkıntılı bir durum olabilmektedir. Bu durum, genellikle doğru emzirme tekniklerinin bilinmemesi ya da uygulanamamasından kaynaklanabilirken aynı zamanda bebeğin annesini doğru bir şekilde emmemesinden dolayı da ortaya çıkabilmektedir.

Meme Ucu Bakımı Nasıl Olmalıdır?

Emzirme döneminde yaşanan en sık sorunlardan biri olan meme ucu sorunu, anne ve bebek açısından oldukça sıkıntılı olabilmektedir. Fakat kısa süre içerisinde ortadan kaldırılabilen bu problem ile birlikte oldukça sağlıklı bir şekilde emzirme dönemi geçirmek de mümkün olabilmektedir. Bu sebeple de annelerin meme ucu bakımı nasıl olmalıdır? Konusunda, eksiksiz bir bilgiye sahip olmaları son derece büyük bir öneme sahip olabilmektedir.

emzirme-döneminde-meme-ucu-sorunu

Meme ucu bakımı, düşünüldüğünden çok daha büyük bir öneme sahiptir. Bu sebeple de annelerin hem rahat bir emzirme dönemi geçirmesi hem de bebeğini sağlıklı bir şekilde emzirebilmesi için meme ucunun sağlıklı olması gerekmektedir. Bu sebeple de emzirme döneminde dikkat edilmesi gereken hususlar şöyle olmalıdır;

  • Annelerin, meme başlarını sürekli olarak silmemesi gerekir. Emzirme öncesinde ya da emzirme sonrasında meme başlarının herhangi bir bez ile silinmesi, meme başının daha da kurumasına sebep olabilir. Bu sebeple de gün içerisinde yalnızca bir kez temiz ve nemli bir bez ile silinmesi, çok daha sağlıklı olmaktadır.
  • Meme ucu bakımı sırasında, nemlendirme son derece büyük bir öneme sahip olabilmektedir. Bu sebeple de doktorun önerdiği kremlerin kullanılması gerekmektedir. Böylelikle hem daha sağlıklı bir süreç geçirirken hem de doku onarımı daha kolay olabilmektedir.

meme-ucu-sorunu-nedir

  • Meme ucunun sürekli olarak nemli olması, hızlı bir şekilde bakteri oluşumunu da beraberinde getirmektedir. Bebeklerin emmediği zamanlarda da meme ucundan süt gelebilir ve bu da meme ucunun nemli kalmasına sebep olabilir. Bu sebeple de pamuklu iç çamaşırlarının kullanılması, bu süreçte son derece uygun olabilmektedir.

Meme Ucu Tedavisi

Emzirme dönemi boyunca bebeğin sürekli olarak annesini emmesi, meme ucunda birtakım tahribatları da beraberinde getirebilmektedir. Bu da annenin meme ucunda doku sorunlarını oluşturmakta ve anneleri rahatsız edebilmektedir. Meme ucu tedavisi ise, annelerin bu süreç içerisinde birtakım hususlara dikkat etmesi ve önerileri eksiksiz bir şekilde yerine getirmesi ile gerçekleşebilmektedir. Annelerin dikkat etmesi gereken hususlar ise şöyledir;

meme-ucu-tedavisi

  • Dar kıyafetlerden kaçınılmalıdır.
  • Bebeğin doğru teknikler ile emzirilmesi gerekmektedir.
  • Her iki memenin de ağrıması durumunda, öncelikle daha az ağrıyan memeden emdirilmelidir.
  • Emzirmeye başlamadan önce, meme ucu hafif sıkılarak çıkan süt meme ucuna sürülmelidir.
  • Pamuklu iç çamaşırı kullanılmalı.

emzirme-döneminde-meme-ucu-tedavisi

  • Çökük bir meme ucuna sahip olunması durumunda, emzirmeye başlamadan önce meme ucuna birtakım masajlar yapılabilmektedir. Gün içerisinde sıklıkla doğru hareketler ile yapılan bu masajlar, kısa süre içerisinde meme ucunun normale dönmesini de sağlamaktadır.
  • Bebeğin annesinin meme ucunu kavrayamaması durumunda, eczanelerde satılan birtakım ürünler ile bu sorun ortadan kaldırılabilir. Fakat bu gibi ürünleri satın almadan önce kalitesine ve içeriğine dikkat edilmesi de son derece büyük bir önem arz etmektedir.

BEBEKLERİN TIRNAKLARI NASIL KESİLİR?

Bebeklerin sağlıklı bir şekilde gelişimlerini tamamlayabilmeleri için son derece özenli bir şekilde bakıma tabii tutulmaları gerekmektedir. Bu kapsamda tırnaklarına olan ilgi de, ebeveynler tarafından oldukça büyük bir hassasiyet içerisinde yapılmalıdır. Bebeklerin tırnakları, yetişkinlere nazaran daha hassas ve kırılgan bir yapıya sahiptir. Bu sebeple de bebeklerin tırnakları kesilirken, onlara uygun olan tırnak makası ile son derece dikkatli bir şekilde yaklaşılması gerekmektedir.

bebeklerde-tırnak-kesimi

Yenidoğan bebeklerde genellikle haftada bir el tırnakları kesilirken, ayda bir de ayak tırnakları kesilmektedir. Tırnak kesimi, son derece hassas bir konu olmasından dolayı oldukça fazla sayıda anne baba tarafından, bebeklerin tırnakları nasıl kesilir? Sorusu sıklıkla sorulmaya devam etmektedir. Uzmanlar, bebeklerin tırnaklarının kesimi için banyo sonrası ya da bebeğin uykuda olduğu zamanların en uygun zamanlar olduğunu da belirtmektedir.

Bebeğin Tırnak Kesimine Hazırlanması

Bebeklerin tırnak bakımları, bebek bakımı konusunda son derece büyük bir öneme sahip olmaktadır. Birçok bebek doğuştan uzun tırnaklı olmak ile birlikte birçok bebeğin tırnakları, doğumdan bir ya da iki hafta sonra oluşmaya başlamaktadır. Bu sebeple de bebeklerin tırnaklarının ne zaman kesileceği konusunda, ailelerin bebeklerini izlemeleri son derece büyük bir öneme sahip olmaktadır. Bebeğin tırnak kesimine hazırlanması için öncelikle bebek makasının temin edilmiş olması gerekmektedir.

bebeklerin tırnakları nasıl kesilir

Bebeklerin tırnakları kesilirken, anne ve babanın birbirine yardım ederek iş birliği halinde olması çok daha rahat olmaktadır. Tırnağın dipten kesilmesi, bebeklerin kolay bir şekilde enfeksiyon kapmasına sebep olabilmektedir. Bu sebeple de muhakkak dipten kesilmemesi ve son derece dikkatli olunması gerekmektedir. Bebeklerde tırnak batığı gibi problemler ile karşı karşıya kalınmaması açısından el ve ayak tırnakları farklı şekillerde kesilmelidir. Ayak tırnaklarının küt, el tırnaklarının ise muhakkak yuvarlak şekilde kesilmesi gerekmektedir.

bebekler-için-özel-tirnak-makasi

Bebekler için olan kağıt törpüler ile tırnak kesildikten sonra gerekli düzeltme işlemleri de yapılabilmektedir. Bütün bunlar ile birlikte sorunsuz bir şekilde tırnak kesimi yapılabilmektedir. El tırnakları haftada bir ya da iki haftada bir kesilirken, ayak tırnaklarında bu süre daha da uzun olabilmektedir.

Bebeklerin Tırnak Kesimi Nasıl Olmalıdır?

Sorunsuz ve herhangi bir kazaya sebep olmadan bebeklerin tırnak kesiminin yapılması için anne ve babaların son derece dikkatli olması gerekmektedir. Dikkatli bir şekilde yapılan tırnak bakımı, yaklaşık 30-35 dakika sürebilmektedir. Bebeklerin neşeli olması, bu sürecin daha kolay ve rahat geçmesini sağlamaktadır. Bebeğin uykuda iken tırnaklarının kesilmesi istendiğinde, parmaklarının sıkıca tutulması gerekmektedir. Aksi takdirde bebekler uyurken ellerini kapatmak isteyebilir ve bu da birtakım problemlerin meydana gelmesine de sebep olabilmektedir. Banyo sonrasında tırnağın kesilmesi halinde ise, bebeğin rahat bir pozisyona alınması gerekmektedir. En doğru zamanlardan biri olan banyo sonrası, bebeğin daha rahat olmasını da sağlamaktadır.

bebeğin-tirnağı-kesilirken-dikkat-edilmesi-gerekenler

Bebeklerin tırnak kesimlerinden sonra özellikle de el tırnaklarının muhakkak törpülenmesi gerekmektedir. Pürüzlü ya da köşesi sivri olan tırnaklar, bebeklerin hareketi sırasında yüzlerini çizebilmektedir. En ufak bir hata ya da dikkatsizlik durumunda, birbirinden farklı olumsuz durumlar söz konusu olabilmektedir. Bebeklerinin canını yakmak istemeyen ve en doğru yöntemler ile bebeklerinin tırnaklarını kesmek isteyen anne ve babalar için, bebeklerin tırnak kesimi nasıl olmalıdır? Sorusunun yanıtları son derece büyük bir öneme sahip olmaktadır. Ev ortamında uygun şartlar altında bebeğinin tırnağını kesemeyen anne ve babalar, muhakkak bir destek almalıdır. Birçok klinik ve çocuk doktoru tarafından bu gibi hizmetler başarılı bir şekilde verilmeye devam etmektedir. Böylelikle enfeksiyon ya da yaralama gibi problemler ortadan kalkarak, bebeklerin tırnak bakımı eksiksiz ve doğru bir şekilde tamamlanabilmektedir.