Kategori: Cilt Bakım

Garlex Ayak Ve Topuk Bakım Kremi

Garlex ayak ve topuk bakım kremi zengin bitkisel, besleyici ve nemlendirici içeriğe sahiptir. Düzenli kullanım sonrasında etkili sonuçlar vermektedir.

Yumuşacık ve pürüzsüz ayak, ayak topuklarına sahip olmak istermisniz? Bunun için garlex ayak topuk bakım kremini temin edebilirsiniz.

Ürün ne kadar gider: Yaklaşık 2 ay
Gramajı: 100 ml e
Önerilen Kullanım Süresi: En az 8 hafta kullanım önerilir. (8 Hafta = 1 Kür) Uygulanan bölgedeki sorunun durumuna göre gerekirse 2-3 kür ara vermeksizin uygulanabilir.
İhtiyaç doğrultusunda (yoğun bakım için) sabah akaşam olmak kaydıyla 12 saatte bir şeklinde de kullanılabilir.
Kullanım Şekli: Temiz cilt üzerine yeterli miktarda garlex ayak ve topuk bakım kremini sürüp yediriniz.
Uygulama Şekli: Ayak altı ve topuk bölgesi sorunlu bölge üzerine ince bir tabaka şeklinde sürülür. Hafif hafif masaj hareketleri eşliğinde deriye iyice yedirilir.

Garlex Leke Kremi

Lekeli ciltler için geliştirilmiş zengin bitki içerikli özel formül, güçlü içerik hızlı sonuç…

 

Garlex Leke Kremi Uygulaması:

Ürün ne kadar gider: Yaklaşık 2 ay
Gramajı: 100 ml e
Önerilen Kullanım Süresi: En az 8 hafta kullanım önerilir. (8 Hafta = 1 Kür) Uygulanan bölgedeki sorunun durumuna göre gerekirse 2-3 kür ara vermeksizin uygulanabilir.
İhtiyaç doğrultusunda (yoğun bakım için) sabah akaşam olmak kaydıyla 12 saatte bir şeklinde de kullanılabilir.
Kullanım Şekli: Temiz cilt üzerine yeterli miktarda garlex leke kremini sürüp yediriniz.
Uygulama Şekli: Cilt üzerine ince bir tabaka şeklinde sürülür. Hafif hafif masaj hareketleri eşliğinde deriye iyice yedirilir.

Garlex Lekeli Ciltler İçin Krem İçeriği:

Krem Fazı
Bitki yağları
Etken madde

Garlex Leke Karşıtı Kremin Faydaları:

Düzenli kullanım sonrası cilt derisi üzerinde oluşan lekelerin zaman içinde kaybolmasını sağlar

Cilde elastikiyet katarak toparlama sağlar

Parlaklık kazandırır

ÇİL NEDİR VE ÇİL TEDAVİSİ NASIL OLUR?

Çiller, oldukça fazla sayıda kişi tarafından son derece sempatik olsa da, çillere sahip olan kişiler için son derece rahatsızlık veren bir durum olabilmektedir. Bu sebeple de özellikle de son yıllarda çok sayıda kişi, çil tedavisi nasıl olur? Sorusunun cevabını aramaya devam etmektedir. Her geçen gün tıp dünyasında sürekli olarak bir yenilik söz konusu olmakta olup, birbirinden farklı soruna da etkili çözümler bulunmaya devam edilmektedir.

çil-nedir

Çil, genellikle turuncu tonlu ve hassas cilt yapısına sahip olan kişilerde oldukça sık bir şekilde görülmektedir. Cilt üzerinde melanin pigmentinin artış göstermesi ile birlikte ve daha çok yaz aylarında meydana gelmektedir. Turuncu, açık kahverengi ya da koyu altın sarısı renklere sahip olan çiller, kesinlikle bir deri hastalığı değildir. Birçok kişide doğuştan çiller söz konusu olabilirken, birçok kişide de erişkin döneme geçerken görülebilmektedir.

Çiller Neden Oluşur?

Küçük yaşlarda ya da doğduğu andan itibaren çillere sahip olan kişilere, bu özellik genetik olarak aktarılmış olabilmektedir. Çünkü çiller neden oluşur? Sorusunun ilk ve etkili cevaplardan birisi de genetik faktördür. Çiller genellikle yaz aylarında çok daha aktif olabildiğinden, güneş gibi faktörlerden dolayı da güneş oluşabilmektedir.

çil-tedavisi-nasıl-olur

Yoğun bir şekilde güneş ışığına maruz kalan omuzlar, yüzde burun ve yanaklarda, sırt ve göğüs bölgesinde görülebilmektedir. Bütün bu doğal yolların yanı sıra ultraviyole ışınları da çillerin oluşmasına son derece etkili bir şekilde zemin oluşturmaktadır. Solaryum, kişilere ultraviyole ışını vermesinden dolayı çillerin meydana gelmesine de sebep olmaktadır. Bu sebeple de genellikle kış aylarında yoğun bir şekilde solaryuma girilmesi sebebi ile çillenme meydana gelebilmektedir.

Çillerden Kurtulmanın Tıbbi Yolları

Yukarıda da bahsedildiği gibi birçok kişi için sempatik görünen bu çiller, sahip olan kişiler tarafından kurtulmak istenilen bir durumdur. Bu sebeple de çillerden kurtulmanın tıbbi yolları, çok sayıda kişi tarafından araştırılmaya devam etmektedir. Lazer tedavisi, bu konuda geliştirilen ve son derece de etkili olan bir yöntem olmaktadır.

çillerden-kurtulmanın-tıbbi-yolları

Çok eski zamanlardan beri kullanılan lazer tedavisinin yanı sıra aynı zamanda kriyoterapi yani dondurarak işlem yapma da oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaya devam etmektedir. Çillerden kurtulmanın tıbbi yolları arasında yer alan bir diğer alternatif ise hydroquinone yöntemidir. Bir kimyasal madde olan hydroquinone, cilt tedavilerinde de son derece etkili çözümleri de beraberinde getirmektedir. Reçete ile alınması gereken bu maddenin bu muhakkak bir doktor kontrolünde alınması da gerekmektedir.

Çillerden Kurtulmanın Doğal Yolları

Çillerden kurtulmanın birbirinden farklı yolları söz konusudur. Birçok kişi tıbbi yolları denese de oldukça fazla sayıda kişi de çillerden kurtulmanın doğal yolları arasından en uygununu denemeyi tercih etmektedir. Bu konuda karahindiba, karaturp ve salatalık, son derece etkili doğal ürünler arasında yer almaktadır.

çillerden-kurtulmanın-doğal-yolları

Çillerden kurtulmanın doğal yolları arasında yer alan salatalık, kişiler tarafından oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Salatalık, ince dilimler halinde kesilir ve çillerin olduğu bölgenin üzerine koyulur. Bir süre bekledikten sonra cilt ılık su ile yıkanabilir. Bunun yanı sıra salatalığın suyu elde edilip, yine istenilen bölgeye uygulanabilir. Salatalık suyu da, yine bu konuda son derece etkili olabilmektedir. Çillerden doğal yollar ile kurtulmanın bir diğer yolu da, limon suyudur. Taze sıkılmış olan bir adet limonun suyu, temiz bir fırça yardımı ile çillerin üzerine sürülür. Limonun içerisinde bulunan asit miktarından dolayı cilt tahriş olabilmekte ve bu sebeple de bu uygulama yalnızca 15 dakika yapılmalıdır.

 

 

ÜZÜMÜN CİLDE FAYDALARI

Özellikle yaz aylarında herkesin severek tükettiği meyvelerden biri olan üzümün cilde faydaları da bulunmaktadır. Pek çok kişi tarafından cilde olan faydaları bilinmese de kişiler için yararları çok fazla olmaktadır. Üzüm tek başına değil; üzüm çekirdeği, üzüm yaprağı ya da üzüm çekirdeği yağı ile de hem cilt bakımında hem de sağlık açısından yüzyıllardan beri kullanılmaktadır. Genel olarak güneşin zararlı ışınlarından koruzum-cekirdegi-yagiumak ile birlikte, ciltte meydana gelen lekelerin tedavisinde ve cildin görünümünü güzelleştirme de etkileri bulunmaktadır. Bunların yanı sıra asma yaprakları da ciltte oluşan iltihaplanma ve ağrılarda geleneksel olarak doğal ağrı kesici olarak bilinmektedir. Üzümün cilde faydaları hem üzümü tüketerek hem yukarıda da söylediğimiz gibi yağını ya da çekirdeğini cilde uygulayarak sağlanabilmektedir.

Üzümün Cilt Bakımında Etkileri

  1. Vücutta yer alan anti oksidan vücuda zarar verebilecek zararlı moleküllerin oluşumunu ve yapacaklarını önlemektedir. Bu moleküller sadece vücuda değil, aynı zamanda cilde de zararlı olmaktadır. Bu yüzden kullanılacak üzüm çekirdeği yağı anti oksidan bakımından zengin olup, hem vücudu hem de cildi oluşabilecek bütün zararlı moleküllere karşı korumaktadır. Üzüm çekirdeği içerisinde uzum-ile-cilt-bakimiOPC adı verilen bir bileşen bulunmakta ve bu bileşen; C vitamininden 20 kat, E vitamininden de 50 kat daha güçlü bir anti oksidan çeşidi olmaktadır.
  2. Yurt dışında uzmanlar tarafından yapılan bir araştırmaya göre; üzüm çekirdeği yağının cildi güneş ışınlarından
    koruduğunu söylemiştir. Güneş ışınlarının zararlı olmasından dolayı cilt rengini değiştirmekte ve kırışıklıklar oluşmaktadır. Üzüm çekirdeği yağı da bu durumların hepsini kontrol altına almaktadır. Üzümün cilde faydalarından biri de kolajen üretimini tetiklemekte, buna bağlı olarak da cildin daha sıkı kalmasına ve pürüzsüz gözükmesine yardımcı olmaktadır.
  3. Üzüm çekirdeği içerisinde yer alan anti oksidan sadece güneşe karşı cildi korumamaktadır. Bir diğer faydası da citte meydana gelen yaraların iyileşmesini hızlandırmaktadır. Uzmanların yaptıkları bir araştırma da, hayvanların vücudunda ki yaralara üzüm çekirdeği yağı uygulanmış ve normuzum-cekirdegi-yaginin-faydalariale oran ile daha kısa sürede yaraların iyileştiğini gözlemlemişlerdir.
  4. Yüz ve diğer deri bölgelerinde meydana gelen, nedeni güneş ışınları, hormonsal değişiklikler ya da cilt üzerine
    uygulanan yanlış kozmetik ürünlerinin kullanımı sonrasında ciltte oluşan kahverengi lekelerin tedavisinde de üzüm çekirdeği yağı kullanılmaktadır. Düzenli bir şekilde kullanılan üzüm çekirdeği yağı, en az 6 ay sonra ciltte oluşan lekelerin görünümü ciddi bir oranda azaltabilmektedir.

Üzümün Sağlığı Etkileri

  1. Vücutta oluşan kolesterolün düşürülmesinde üzüm çekirdeği yağının büyük etkisi olmaktadır.
  2. Anti oksidan bakımından zengin olan üzüm çekirdeği yağı, vücutta yer alan damarları koruyarak tansiyona uzum-cekirdegi-yaginin-cilde-etkileribağlı olarak zarar görmüş damarlar nedeni ile daha da artmasını engellemektedir. Bunların yanı sıra; basur tedavisi, diyabet sorunu gibi hastalıkların da tedavisinde üzüm çekirdeği yağı kullanılabilmektedir. Ancak bu hastalıkların tedavisinde üzüm çekirdeği yağı kullanmadan önce mutlaka bir uzman ile görüşerek, kullanım dozu ya da kullanma izni gibi durumların kesinleştirilmesi gerekmektedir. Aksi takdir de daha ciddi hastalıklar meydana gelmektedir.

CEVİZ YAĞI KULLANIMI

Kişiler hem sağlıklarını korumak hem de cilt bakımlarını daha iyi yapabilmek için doğal yağlar ve doğal bitkiler kullanmaktadır. Bu doğal yağların çoğu, besin ya da bitkilerin özlerinden elde edilmektedir. Ceviz yağı da bu doğal yağlardan biri olup, pek çok faydası bulunmaktadır. Pek çok uzman sağlıklı beslenmenin içerisinceviz-yagi-kullanimide ceviz tüketimini önerse de, omega-3 bakımından ceviz yağı da oldukça yararlı olmaktadır. Ceviz yağı kullanımı pek çok alanda kendini göstermektedir. Hem sağlık, hem cilt bakımı hem de saç bakımı alanında adından söz ettirmektedir.

Ceviz yağı diğer doğal yağlara oran ile daha pahalı olup, ömrü 6 ile 10 ay arasında değişmektedir. Ayrıca ısıtıldığında tadı acılaşmaktadır. Bu durumlara rağmen, ceviz yağı yemeklerde kullanılmakta ve özellikle salatalarda sos olarak
kullanıldığından çok lezzetli bir tat bırakmaktadır. Omega-3 yağ asitlerinin yanı sıra ceviz yağının içerisinde B1, B2, B3 ve E vitaminleri ve fosfor, magnezyum, demir, çinko ve kalsiyum gibi mineraller fazlası ile bulunmaktadır. Ceviz yağı kullanımı sırasında dikkat edilmesi gereken bir nokta da, kişilerin bu yağa alerjik bir durumu olup olmamasıdır. İlk olarak bir uzman ile görüşerek ya da az miktarda deneyerek, vücudun nasıl bir tepki vereceğine bakılmalı ve sonrasında tüketilmesi gerekmektedir.

Ceviz Yağının Sağlığı Faydaları

Soğuk ve preslenmiş bir şekilde saklanan cevizlerden elde edilen yağlar daha sağlıklı olmaktadır. Ayrıca rafine edilmemiş ceviz yağları da tercih edilmektedir.

Omega 3 text, brown linseed

  1. Omega-3’ün yanı sıra içerisinde yer alan omega-9 ile de damarların esnekliğini koruyarak, kan dolaşımının daha sağlıklı yapılmasına yardımcı olmaktadır. Kan dolaşımını koruması özelliği ile özellikle kalp, damar ve hipertansiyon hastaları için oldukça etkili bir sağlıklı yağ çeşidi olmaktadır.
  2. Ceviz yağı kullanımı arasında kalp hastalığı riski yüksek olan kişiler için önerilmesi yer almaktadır. İçerisinde ALA olarak da bilinen alfa-linolenik asit bulunmaktadır. Bu sayede, kişilerin kalp ve damar hastalıklarına yakalanma şansları da ceviz yağı tüketimi ile azalmaktadır. ALA, aynı zamanda vücutta biriken toksinlerinceviz-yagi-ile-sac-bakimi dışarı atılmasına da yardımcı olarak akciğeri korumaktadır. Anti oksidan özelliği ile hastalıklara neden olan radikaller ile savaşarak, yaş ilerledikçe ortaya çıkan beyin fonksiyonlarında meydana gelen sorunların oluşma riskini azaltmaktadır.
  3. Sağlığa olan faydalarının yanı sıra daha önce de söylediğimiz gibi ceviz yağı kullanımı cilt bakımında da yer almaktadır. Bünyesinde barındırdığı vitamin ve mineraller ile ciltte oluşabilecek sarkmaları ve kırışıklıkları geciktirmektedir. Salata ya da yemeklerde kullanarak tüketileceği gibi, isteğe bağlı olarak haftada 2 ya da 3 kez ciltte yer alan kırışıkların üzerine sürerek de uygulamak mümkün olmaktadır. Ceviz yağını sürdükten sonra 2 saat süre ile beklemeli ve sonrasında sadece su ile durulayarak ciltten arındırılmalıdır.
  4. Demir, fosfor, magnezyum gibi minerallerin yanı sıra çinko, kalsiyum ve selenyum gibi mineralleri e içeren
    ceviz yağı kişilerin vücuttaki hormon seviyelerini de dengede tutmaktadır.
  5. Düzenli bir şekilde ceviz yağı ya da ceviz tüketimi, beynin gelişimini tamamlamakta, daha iyi düşünülmesini sağlamakta, öğrenme ve hafıza gibi fonksiyonlarını daha iyi yapmasına yardımcı olmaktadır. Bunların yanı sıra ilerleyen yaşlarda meydana gelen Alzheimer hastalığının oluşmasını da engellemekte ya da geciktirmektedir.
  6. Cilt bölgesinde meydana gelen mantar sorununun oluşumunu da durdurmaktadır. Mantarın olduğu bölgeye her gün, gün içerisinde 2 ya da 3 kez ceviz yağı sürülmesi sonucunda mantar zaman ile yok olmaktadır.

BAL KABAĞI İLE CİLT BAKIMI

Aslında pek çok kişinin sevmemesi rağmen bal kabağı hem vücut sağlığı hem de cilt bakımı için oldukça faydaları bir bitki olmaktadır. Bal kabağı tatlısı, diğer tatlılara oran ile hem daha az şeker oranlı hem de daha az zararlı olmaktadır. Vücut sağlığının yanı sıra bal kabağı ile cilt bakımı yapmak çok sağlıklı olbal-kabagi-ile-cilt-bakimimaktadır. Daha öncelerde çok fazla bilinmemesine rağmen, son zamanlarda bal kabağı fazlası ile tercih edilmektedir. Özellikle kozmetik ürünleri üreten firmaların ürettikleri ürünlerin içerisine bal kabağı özü koyulmaktadır. Bal kabağının birden bu
kadar meşhur olmasının nedeni ise, cilt bakımında ihtiyaç duyulan bileşenlerin içerisinde fazlası ile yer almasından geçmektedir. Böylelikle cilt bakımı için hem fazla para harcamadan hem de daha doğal olmasını sağlamak için bal kabağı ile cilt bakımı yapmak yeterli olmaktadır.

Bal kabağının Faydaları

  1. Bal kabağının faydalarından ilki içerisinde yer alan vitamin ve minerallerden kaynaklanmaktadır. Çevresel faktörler sonucunda cildin kötüleşmesi gibi durumlarda bal kabağı oldukça etkili olmaktadır. Örneğin; hava kirliliği ya da güneşin zararlı ışınlarından dolayı oluşmuş cilt sorunlarında bal kabağı kullanımı sonrasında cildin yenilenmesini ve ve yumuşatmasına yardımcı olan A vitamini içermektedir. Düzenli bir şekilde bal kabağı maskesini cilde uygulamak, cildin üst katmanında yer alan ölü derinin yok edilmesini ve temizlenmesini, temizlenmiş cildinde de daha yumuşak ve pürüzsüz olmasını sağlamaktadır.
  2. Kuru cilt yapısına sahip ya da mevsimsel geçişlerde cildi kuruyan kişiler için de bal kabağı maskesi kullanımı sağlıklı olmaktadır. Kuru cilt yapısı, genel olarak cildin üzerinde oluşmuş ölü hücrelerden meydana gelmektedir. Cilt üzerinden birikmiş ölü hücremin katmanı gün geçtikçe kalın bir tabaka haline gelmeye devam etmektedir. Bu katmanı ciltten arındırmak ve cildin yenilenmesini sağlamak için bal kabağı özü içeren bakım ürünlerini ya da bal kabağı maskesi uygulamak yeterli olmaktadır. Bu uygulanacak yöntemler, cilt üzerinde oluşmuş ölü hücreleri yok etmekte, ciltte oluşan kırışıklıkları azaltmakta ve cildin görünümünü bal-kabagi-maskesigüzelleştirmektedir.
  3. Ciltte sivilce ve siyah nokta oluşumunu engelleyen E vitamini bal kabağı içerisinde bol miktarda bulunmaktadır. Bu yüzden cilt yağlandığında ya da sivilce oluşumu arttığında bal kabağı ile maske hazırlayarak cilde uygulanması gerekmektedir. Hazırlanan ve cilde uygulanan bal kabağı maskesi ile ciltte yer alan gözenekler temizlenmekte ve cilt beslenerek sivilce oluşumu da azaltılmaktadır. Gözeneklerin yeniden açılıp, kir ile dolmasını engellemek için bal kabağı maskesi düzenli olarak kullanılması gerekmektedir. Bal kabağı ile cilt bakımı yaparken cilde olan etkilerine dikkat ederek uygulanması daha sağlıklı olmaktadır.

Bal kabağı Maskeleri

  1. Bal ve Bal kabağı: uygulama olarak en kolay ve en doğal cilt bakım maskesi olmaktadır.bal-ile-cilt-maskesi
  • Yarım çay kaşığı bal
  • 1 yemek kaşığı yoğurt(yoğurt yerine zeytinyağı da kullanılabilir.)
  • 2 yemek kaşığı püre haline getirilmiş bal kabağı

Hazırlanışı; püre haline getirilmiş bal kabağının üzerine bal ve yoğurt konularak karıştırılmalıdır. Daha sonrasında elde edilen karışım cilde sürülmeli ve 10 dakika ciltte bekletilmelidir. Süre bittikten sonra ılık su ile ciltten arındırılması yeterli olmaktadır.

  1. Süt ve Bal kabağı Maskesi:
  • ¼ çay kaşığı süt
  • ½ çay kaşığı bal
  • 2 çay kaşığı ezilmiş bal kabağı

Hazırlanışı; bütün malzemeler karıştırılmalı ve sonrasında ince bir tabaka halinde cilde sürülmelidir. 15 dakika bekleyin ve sonrasında yıkayın. Yıkamanın ardından cildi nemlendirmek için bir nemlendirici bir krem ile cildinizi balli-bal-kabagi-maskesinemlendirin.

  1. Şeker ve Bal kabağı Maskesi: ciltte yer alan ölü cilt hücrelerinin temizlenmesini ve cildin yenilenmesini sağlayan bu maske, kırışıklıkların görünümü de azaltmaktadır.
  • 3 yemek kaşığı bal kabağı püresi
  • 1 çay kaşığı bal
  • 1 çay kaşığı limon suyu
  • 1 çay kaşığı esmer şeker
  • 1 tutam toz tarçın

Hazırlanışı; bal kabağı püresinin üzerine listede yer alan bütün malzemeler konulmalı ve iyice karıştırılmalıdır. Elde edilen maske temizlenmiş cilde sürülmeli ve 20 dakika boyunca bekletilmelidir. Daha sonrasında ılık su ile durulayarak, ciltten arındırılması yeterli olmaktadır.

YOĞURT SUYUNUN FAYDALARI

Pek çok kişinin hoşlanmayıp, yemediği ya da döktüğü yoğurt suyunun faydasız yararı olmyogurt-suyunun-faydalariaktadır. Herkes tarafından bilinmediğinden, pek fazla tercih edilen bir besin olmamaktadır. Özellikle eksikliği çok fazla olan B2 vitamini bakımından fazlası ile zengin olan yoğurt suyu, sağlık açısından çok faydalı olmaktadır. B2 vitaminin yanı sıra içerisinde A, D, B12, B6 gibi vitaminler ve bol miktarda mineral yer almaktadır. Yoğurt suyunun faydaları bilinmediğinden pek çok yoğurt suyunu dökmektedir.

Yoğurt suyu tek başına kullanılacağı gibi; keklerde, ayran yapımında, çorba ya da yemek yapımında kullanılarak da tüketilebilmektedir. Genel olarak insanlar tek başına tüketmekten hoşlanmadığı için diğer yollar daha etkili olmaktadır.

Yoğurt Suyunun Sağlık Açısından Yararlarıb2-vitamini

  1. B2 vitamini vücudun yağ, karbonhidrat ve proteinlerden daha iyi faydalanmasına yardımcı olmaktadır. B2 vitamini eksikliğinde çocuklarda büyüme eksikliği oluşmaktadır. Tüketilen B2 vitamini sadece çocukların değil, yetişkinlerin de hem fiziksel hem de zihinsel olarak gelişimlerinde etkili olmaktadır.
  2. Hem yoğurt hem de yoğurt suyu anti kanserojen özelliğe sahip olduğundan dolayı vücutta oluşabilecek kanser hücrelerinin oluşumunu ve büyümesini engellemektedir. Gün içerisinde yenilen bir kase yoğurt ya da tüketin bir miktar yoğurt suyu vücudun temizlenmesine yardımcı olmaktadır.
  3. Yoğurt suyunun faydalarından biri de içerisinde yer alan kalsiyum ve potasyum sayesinde dişlerin ve kemiklerin oluşumunda etkili olmaktadır. Özellikle küçük çocukların tüketmesi gereyogurt-suyu-ile-cilt-bakimiken bir besin çeşidi olmaktadır. Bu sayede yeni çıkacak dişlerinin daha sağlıklı olmasına ve yaşları ilerledikçe diş sağlıklarının bozulmamasına yardımcı olmaktadır.
  4. Yoğurt suyunun kanser hücrelerinin büyümesinin yanı sıra, içerisinde yer alan probiyotikler sayesinde kötü huylu tümör hücrelerini de engellemektedir.
  5. Yoğurt suyu, böbreklerde oluşan taşların düşmesinde de kullanılmaktadır. Küçük taşların ya da böbrek kumlarının düşmesi için her gün yoğurt suyu tüketimi önerilmektedir. İçerisinde ki bileşikler taşları parçalayarak, zararsız bir şekilde idrar ile dışarı çıkarılmasına yardımcı olmaktadır.
  6. Kilo vermek isteyen kişilerin en yakın dostu olan yoğurt suyu, uzmanların önerdiği bir diyet besini arasında yer almaktadır. Hem kişiyi uzun süre ile tok tutmakta hem de çok az miktarda kalori içermektedir. Bunun yanı sıra yağ yakımına yardımcı olmakta ve vücudun diyet yapılırken yorgun düşmesini engellemektedir.kilo-vermek-icin-yogurt-suyu
  7. Şeker hastalığı yaşayan kişilerin, şeker oranını düşürdüğü de pek çok kişi tarafından bilinmektedir. Genel olarak ayran içirilse de, aslında yoğurt suyu daha sağlıklı olmaktadır.
  8. Yoğurt suyunun faydalarından biri de bağırsaklarda oluşan toksinlerinden daha rahat bir şekilde vücuttan atılmasına yardımcı olmaktadır.
  9. B2 vitamini eksikliğinde; ağız ya da göz kenarları eksikliğinde yaralar meydana gelmektedir. Bu yaraların daha kısa sürede geçmesi için gün içerisinde bir ya da iki kez yoğurt suyu tüketimi önerilmektedir.

TAHRİŞ OLMUŞ CİLDE NELER İYİ GELİR?

Kişilerin ciltleri, birbirinden farklı sebeplerden dolayı tahriş olabilmektedir. Aniden hastalanma, aşırı kuru hava ve cilt tipine uygun olmayan ürünler ile bu gibi problemler meydana gelebilmektedir. Tahriş olmuş olan ciltlerde kızartma, kabartı ve kaşıntı gibi belirtiler söz konusu olabilmektedir. Bu gibi durumlarda kişilerin ciltlerini kaşımaları ve bilinçsiz bir şekilde müdahale etmeleri, son derece yanlıştır.

tahriş-olmuş-cildin-belirtileri

Bir doktor kontrolünde gerekli ilaçların sürülebildiği gibi aynı zamanda birbirinden farklı doğal kürler ile tahriş olmuş ciltler iyileştirilebilmektedir. Tahriş olmuş cilde neler iyi gelir? Sorusuna karşılık olarak, ilk öncelikle doğal içerikli ürünler kullanılmalıdır. Piyasada çok sayıda kozmetik ürün bulunmakta olup, birçoğu hiçbir etkiye sahip olmamaktadır. Bu gibi tahrişler üzerine uygulanması halinde ise, sonuçları çok ciddi olabilmektedir.

Tahrişe Neden Olan Faktörler

Herhangi bir sebepten dolayı tahriş olmuş ciltlere, birbirinden farklı öneriler söz konusu olabilmektedir. Fakat bu gibi önerileri uygulamadan önce hangi sebepten dolayı tahrişin oluştuğunun bilinmesi gerekmektedir. Birçok kişinin birbirinden farklı besine alerjisi olabilmektedir. Alerji yapan besin gruplarının tüketilmesinin yanı sıra yine altın ya da farklı takılara olan alerjiler de ciltte tahrişe sebep olabilmektedir.

cilt-neden-rahriş-olur

Doğa ile iç içe yaşayan kişilerde de sıklıkla tahriş gibi problemler söz konusu olabilmektedir. Birbirinden farklı bitkiler, içerisinde bulundurduğu belli başlı maddelerden dolayı kişilerin ciltlerinde tahriş gibi tahribatlara yol açabilmektedir. Yine hastalık sebebi ile içilen ilaçlar da, tahrişe neden olan faktörler arasında yer alabilmektedir. Güneş ışığına direkt olarak maruz kalmak ya da aşırı derecede terlemek, havanın aşırı kuru ve sıcak olması gibi çevresel faktörler de yine kişilerin ciltlerinde tahrişe yol açabilmektedir. Bütün bunların yanı sıra özellikle de kadınların kullandıkları günlük cilt temizleme ürünleri ya da makyaj malzemeleri de, tahriş gibi problemleri meydana getirebilmektedir.

Tahriş Olmuş Ciltler İçin Öneriler

Tahriş olmuş olan ciltlerde, egzamaya benzer belirtiler söz konusu olabilmektedir. Bu sebeple de cildin biran önce doğal yöntemler uygulanarak rahatlatılması son derece büyük bir öneme sahip olmaktadır. Bu kapsamda ise öncelikli olarak doğal ve hakiki bir zeytinyağı kullanmak, oldukça etkili olabilmektedir.

tahriş-olmuş-cilde-ne-iyi-gelir

Oluşan tahrişler, kızarıklık ve kaşıntı gibi belirtilere sahip ise uygulanacak en doğal ve etkili çözümlerden birisi ise maden suyudur. Maden suyu içerisinde bulunan minerallerden dolayı cildin kaşıntısını hafifletirken kısa süre içerisinde kızarıklığını da başarılı bir şekilde alabilmektedir. Antioksidan özelliğinin yanı sıra A ve E vitaminleri açısından son derece zengin olan domates de, yine tahriş olmuş ciltler için öneriler arasında yer almaktadır. Doğal ve taze olarak bulunan 2-3 domates kabukları soyularak, suyu çıkana kadar bir çatal yardımı ile ezilir. Yüz bölgesinde meydana gelen tahriş olmuş bölgelere birkaç gün düzenli olarak uygulanan domates, ciltte meydana gelen tahrişe son derece iyi gelmektedir.

tahriş-olmuş-cilde-doğal-çözümler

Yüz bölgesinin yanı sıra birtakım sebeplerden dolayı ellerde de tahriş gibi durumlar söz konusu olabilmektedir. Deterjan, nemsizlik ve yaş gibi etkenlerden dolayı ellerde tahriş olabilmektedir. Böyle durumlarda, ellerin hangi sebepten dolayı tahriş olduğuna dikkat edilmesi gerekmektedir. Deterjan gibi kimyasal ürünlerden dolayı tahriş olması halinde, eldiven kullanılması etkili olabilmektedir. Bolca nemlendirmek ve doğal ürünler kullanmak, yalnızca eller için değil tüm vücudun tahriş olmaması için yapılabilecek önlemler arasında yer almaktadır. E vitamini, bu konuda oldukça etkili olmak ile birlikte nedeni belirlenemeyen tahrişlerde muhakkak bir doktora görünmek gerekmektedir. Böylelikle daha doğru ve etkili tedaviler söz konusu olabilmektedir.

 

ŞEFTALİNİN FAYDALARI

Her mevsimin kendine özgü meyveleri olmakta ve bu meyvelerin pek çok yararı bulunmaktadır. Meyveler sadece sağlık açısından değil,cilt ve saç bakımı için de kullanılmaktadır. Yaz mevsiminde çıkan ve pek çok yararı bulunan meyvelerden biri de şeftali olmaktadır. İçerisinde yer alan vitamin ve minerallerin yanı sıra, enzimlerin bol olduğu şeftalinin faydaları saymak ile bitmemektedir. Genellikle kişiler belirli yararlarını bilseler de şeftali de diğer seftalimeyveler gibi pek çok konuda kişilerin hayatlarını kolaylaştırmaktadır.

  1. Şeftalinin faydaları arasında ilk olarak cilt bakımı olarak kullanılması yer almaktadır. İçerisinde yer alan A ve C vitaminleri sayesinde cildin güzelleşmesini ve daha sağlıklı gözükmesine yardımcı olmaktadır. A vitamini, özellikle kuru cilt yapısına sahip kişilerin ciltlerinin nem kazanmasına ve buna bağlı olarak cildin yumuşaklık kazanmasında etkili olmaktadır. C vitamini ise, ciltte oluşabilecek sorunlara karşı cildi koruyan bir anti oksidan görevi görmektedir. Günde 1 şeftali yiyerek, cildi güzelleştirmek mümkün olmaktadır.
  2. Aslında pek çok kişi, şeftalinin yağlı ve kilo aldırıcı bir besin olduğunu düşünse de bu doğru bilinen bir yanlış olmaktadır. Şeftali yağsız olup, kilo vermek isteyen kişiler için oldukça ideal bir besin türü olmaktadır. İçerisinde ki yağ miktarı 68 kalori olmakta ve içerisinde yer alan şeker doğaseftalinin-faydalaril olup, sağlığa bir zararı bulunmamaktadır.
  3. Şeftali aynı zamanda çağın hastalıklardan biri olan kanser önlemek için de fazlası ile yararlı bir meyve çeşidi olmaktadır. Kanser hücrelerinin oluşumunu ve büyümesini engelleyen anti oksidan içermektedir. Özellikle
    akciğer, kolon ve ağız kanserlerinin oluşumunu engellemektedir.
  4. Genel olarak 40 yaş ve üstü kişilerde meydana gelen kalp, şeker ya da kolesterol gibi hastalıkların kontrol edilmesinde de şeftali tüketimi oldukça etkili olmaktadır. Şeftali gibi beta-karoten açısından zengin olan meyveler kan dolaşımında yer alan kolesterol seviyesini dengede tutarak, kişilerin sorun yaşamasını engellemektedir.
  5. Beta-karoten sadece kolesterol gibi sorunların değil, aynı zamanda göz ile sorunların oluşuseftalinin-goz-icin-faydalarimunda da etkilidir. Kan dolaşımı göz sağlığını da etkilediği için şeftali tüketimi gözlerin daha sağlıklı olmasına yardımcı olmaktadır.
  6. Kişilerin gün içerisinde tükettikleri besinlerin bir kısma, böbreklere zararlı olabilecek toksinler ile dolu olmaktadır. Metabolizma ne kadar hızlı ya da ne kadar sağlıklı çalışılırsa çalışsın, böbreklerin her zaman
    toksinleri atmaya etkisi olamamaktadır. Şeftalinin faydalarından biri de, böbreklerde biriken toksinin atılması olmaktadır. Yüksek miktarda lif ve potasyum içerdiğinden, böbrekler ile ilgili oluşabilecek sorunlar şeftali tüketimi ile azalmaktadır.
  7. Vitaminlerin ve mineraller bakımından zengin olan şeftali, içerisinde çinko ve askorbik asit barındırmaktadır. Bu iki enzim sayesinde vücudun ihtiyacı olan antikorlar daha çok oluşmakta ve vücudun bağışıklık sistemi daha da güçlenmektedir. Kış aylarında hastalık oranı bu sayede düşmektedir.

Şeftalinin Diğer Faydaları

  1. İçerisinde yer alan vitamin ve minerallere bağlı olarak saçlara da gereken bakımı yapan şeftali ile saç derisi seftali-yagi-ile-cilt-bakimibeslenmekte ve böylelikle saç dökülmesi riski azalmaktadır.
  2. Toksin atımının yanı sıra şeftali idrar söktürücü olarak da bilinmektedir.
  3. Şeftalinin faydalarından biri de bağırsaklarda yer alan kurtların yok edilmesine ve atılmasına yardımcı olmaktadır.
  4. Diğer meyveler gibi şeftali de güneşten gelen zararlı UV ışıklarına karşı cildi korumaktadır. Hatta bazı bakım markaları hazırladıkları güneş koruyucu kremleri şeftali özlü yapmaktadır.
  5. Kuru ciltler için şeftali ile hazırlanacak basit maskeler sayesinde cilt daha ışıltılı ve daha parlak gözükmektedir. Doğal nemlendirici olarak da bilinir.

KİVİNİN FAYDALARI

KİVİNİN FAYDALARI

Kişilerin kendileri için bakım yaptıklarında kullandıkları ürünlerden bazıları da doğal meyveler olmaktadır. Bu meyvelerden biri de kivi olmaktadır. Pek çok tatlı da, meyve salatalarında ya da içecekler içerisinde kullanılan kivi; içerisinde hem A hem de C vitamini barındırdığından her alanda tüketimi faydalı olan bir besin olmaktadır. Sadece vitamin bakımından değil, mineral bakımından da oldukça yaralı bir meyve çeşididir. Sağlık açısından yararları kivi-suyudışında kivinin faydaları arasında cilt bakımı ve saç bakımı da yer almaktadır.

  1. Kivi, içerisinde barındırdığı enzimler sayesinde kişilerin sindirimine oldukça yararlı olmaktadır.
  2. Uzmanlar tarafından yapılan bir araştırmaya göre, düzenli kivi tüketimi kişilerin uyku sorunlarına çözüm olmaktadır. Uyku saatlerinin daha düzenli olmasına, daha iyi ve daha uzun süreli uykularda da etkili olmaktadır.
  3. İçerisinde yer alan C vitamini ve diğer anti oksidan bileşikler sayesinde kişilerin bağışıklık sisteminin daha güçlü olmasına yardım etmektedir. Böylelikle kış aylarında daha az hasta olunmaktadır.
  4. Kivinin faydalarından biri de kalp sağlığı ile ilgili olmaktadır. İçerisinde bulunan lif ve potasyum sayesinde kalp hastalıklarının oluşumunu engellemektedir. Yapılan bir araştırmaya göre, kivi tüketen kişilerin tüketmeyenlere oran ile kalp rahatsızlıklarından ölüm riski daha az olmaktadır.
  5. Sindirimin kolay yapılmasının yanı sıra kivinin içerisinde yer alan lifler, vücutta yer alan kivi-maskesitoksinlerin bağırsaklardan daha rahat atılmasına da yardımcı olmaktadır.
  6. Kivinin içerisinde yer alan potasyum, sodyumun vücuda olan kötü etkilerini azaltmaktadır. Fazla miktarda
    sodyum tüketimi yüksek kan basıncına neden olduğundan fazla riskli bir durum olduğu gibi, düşük miktarda potasyum tüketimi de aynı oranda fazla riskli bir durum olmaktadır.
  7. Kivinin faydaları arasında, hem sindirime yardımcı olmak hem de toksinlerin bağırsaktan atılımını kolaylaştırmak olduğunu söyledik. Bunların yanı sıra, kivi az da olsa müshil görevini görmekte ve kişilerin kabızlık sorununa da çözüm olmaktadır. Düzenli tüketim ile kabızlık sorunu yaşayan kişilerin, bu sorunu gün geçtikçe azalmaktadır.
  8. Kivinin faydalarından bir diğeri ve sağlık açısından sonuncusu da, şeker hastalığı yaşayan kişiler için olmaktadır. Aslında kivi tüketimi şekeri artırır gibi doğru bilinen yanlışlardan biri olan bu durumu engellemek için kivi miktarı her bünye için ayrı olmaktadır. Kişilerin bir uzman ile görüşerek, bu miktarı belirlemeleri kivinin-uykuya-etkileriyeterli olmaktadır.

Kivinin Diğer Faydaları

  1. A ve C vitaminlerinin yanı sıra kivinin içerisine E vitamin de yer almaktadır. Bu sayede de kivi, cildin daha parlak olmasına ve daha güzel görünmesine yardımcı olmaktadır.
  2. Kanser çeşitlerini önlemede de düzenli kivi tüketimi önemli olmaktadır.
  3. Özellikle çocuklarda, nefes darlığı, astım ya da öksürük gibi solunum sorunlarının geçmesinde olumlu etkileri olmaktadır.
  4. Kış aylarında oluşabilecek nezle, grip ve soğuk algınlığı gibi sorunlarında geçmesinde de yardımcı olmaktadır.
  5. C vitamini sayesinde göz sorunlarının oluşmasını engellemektedir.
  6. Günde tüketilen bir adet kivi, kişilerin günlük ihtiyacı olan A ve C vitaminine eş değer olmaktadır.

Kivi Tüketimi Hakkında Dikkat Edilmesi Gerekenlerdogal-kivi-maskesi

  1. Kiviyi tüketirken, aynı rafadan yumurta yer gibi kaşık ile yemek daha doğru bir yöntem olmaktadır. Bıçak ile dilimlendiği takdir de içerisinde yer alan vitaminler kaybolmaktadır.
  2. Lateks alerjiye sahip kişilerin kiviye de alerjileri olabilir. Bu yüzden yemeden önce mutlaka bir alerji testi yaptırılması gerekmektedir.
  3. Böbrek sorunu yaşayan kişilerin fazla miktarda potasyum tüketmeleri pek sağlıklı bir durum olmamaktadır. Bu yüzden böbrekler, fazla potasyumu kandan atamayabilir ve kişiler için kötü sonuçlar oluşabilmektedir.